by ICF Türkiye ICF Türkiye

ICF Türkiye, Koçluk-Terapi İlişkisini Ele Aldı – Haber

blank

Koçluk mesleğinin global çatı kuruluşu ICF’in (Uluslararası Koçluk Federasyonu) ülkemizdeki tek yetkili temsilcisi ICF Türkiye, pandemi nedeniyle 3 yıl aradan sonra fiziki olarak düzenlediği “Koçlar Buluşması” etkinliğinde, ülkemizin farklı şehirlerinden 200’e yakın profesyonel koçu bir araya getirdi.

60 profesyonel koçun gönüllü olarak hizmet verdiği çalışma kurullarının faaliyetlerinin sunulduğu etkinlikte; farklı iletişim deneyimlerine sahne olan bir “Networking” atölye çalışması ve “Psikolog Koçlar Koçluğu Konuşuyor” isimli bir de panel gerçekleştirildi. Hem profesyonel koç olan hem de psikoloji eğitimi almış 3 uzmanın katıldığı panelde, “profesyonel koçluk-terapi” ilişkisi ele alındı ve farklı vesilelerle kamuoyunun da gündemine gelen, her iki meslek alanının birleşim ve ayrım noktaları ortaya kondu.

ICF Türkiye’nin çalışma kurullarından gönüllü hizmet veren profesyonel koç sayısı 60’a ulaştı… Diğer derneklerle ortak Bilim Kurulu geliyor…

Etkinliğin açılış konuşmasında, öncelikle bugüne kadar hizmet veren tüm ICF Türkiye Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerine ve şu anda ICF Türkiye’nin farklı çalışma gruplarında gönüllü hizmet veren 60 profesyonel koça teşekkür eden ICF Türkiye Başkanı Yunus Emre Şentürk; “Gönüllü olarak çalışan meslektaşlarımız, gerçekten işlerinden, ailelerinden feragat ederek, canla başla çalışıyorlar. Kendilerine şükranlarımı bir kez daha sunuyorum. Bugün aramızda temsilcileri bulunan diğer koçluk derneklerine de işbirlikleri için teşekkür ediyorum. Yakında ortak bir Bilim Kurulu oluşturacağız ve güzel işlere imza atacağız.” dedi.

Türkiye’de Global Zirve

2023 yılında hayata geçirecekleri çalışmalardan da bahseden ICF Türkiye Başkanı Yunus Emre Şentürk, sözlerini şöyle tamamladı: “Öncelikle 2 önemli müjdem var: İlki, ICF Global kapsamında 13 ülkenin lokal ICF’lerinin katılacağı Online Zirveye ev sahipliği yapacak olmamız. Bu global koçluk sinerjisi anlamında çok önemli bir fırsat. İkinci ise, 2 yılda bir düzenlediğimiz ve seçtiğimiz tema ile gündem belirlediğimiz Koçluk Konferansı’mız. Her iki etkinliğimizi de, 2023 yılında koçluk mesleği adına bir ivme yakalama fırsatı olarak görüyoruz. Ayrıca her sene düzenlediğimiz Koçluk Haftası kutlamaları da bu ivmeyi güçlendirecektir.”

“Psikolog Koçlar Koçluğu Konuşuyor”

Hem psikoloji eğitimi almış hem de uzun yıllardır profesyonel koç olarak kariyerlerini sürdüren, Sema Kayahan Süvarioğlu,  Ayşen Özcanoğlu ve Seden Limoncuoğlu’nun katıldığı ve ICF Başkanı Yunus Emre Şentürk ve ICF Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Beyza Erdem Balcı’nın moderatörlük yaptığı panelde, “profesyonel koçluk-terapi” arasındaki ilişkiler ayrıntılarıyla ele alındı.

Süvarioğlu: “Profesyonel açıdan hem koçluk hem mentorluk hem de psikologluk şapkalarını bir arada taşıyorum ve her üç alanın kural ve çerçevelerine özen göstererek, bir anlamda bütünsel yaklaşıyorum.”

Panelistlerden Sema Kayahan Süvarioğlu öncelikle, terapi uzmanlık alanıyla, psikologluk uzmanlık alanlarının ayrımını netleştirerek, şöyle konuştu: “İnsanların algısında genellikle psikolog dendiğinde, terapistlik şekilleniyor. Oysa APA’nın (American Psychological Association) belirlediği, spor psikolojisi, sağlık psikolojisi vb. 146 adet alt psikoloji alanı var. Ben aslında profesyonel açıdan hem koçluk hem mentorluk hem de psikologluk şapkalarını bir arada taşıyorum ve her üç alanın kural ve çerçevelerine özen göstererek, bir anlamda bütünsel yaklaşıyorum.”

Özcanoğlu: “Her iki alanında uğraştığı materyal insan ama sınırları iyi çizmek çok önemli.”

Koçluk mesleğini yaparken de insan ve onun psikolojisiyle çalışıldığını vurgulayan Ayşen Özcanoğlu ise; tam da bu nedenle her iki alanın benzeşen noktalarını çok önemsediğini ifade ederek; “Özünde her iki alanın da uğraştığı şey, insanın kendi keşif yolculuğuna destek olunmasıdır. Ben bir psikolog ve koçum ama terapi yapmıyorum. Bir noktadan sonra sınırları iyi çizmek çok önemli. Eğer koçluk verdiğim kişinin bir terapiste ihtiyacı olduğunu düşündüğümde bunu kendisine söylüyorum ve yönlendiriyorum. Ama koçluk ve psikologluk alanlarında sınırlar, terapistlik ile karşılaştırıldığında bu kadar kesin değil. ‘Buraya kadar koçluk bilgimi, bundan sonra psikologluk bilgimi kullanacağım…’ gibi bir ayrım mümkün değil. ” dedi.

Limoncuoğlu: “İnsan biyo-sosyal-psiko bir varlık. Biyo kısmını doktorlara bırakıyorum. Psikoloji kısmı terapistlerin ve sosyal kısmı koçların alanı…”

Her iki meslekte de insanlarla çalışıldığı fikrine katıldığını vurgulayan Seden Limoncuoğlu ise, “İster koçluk, ister terapi ve isterse yöneticilik olsun, insanlarla çalışılıyor ve insanlarla sonuç alınıyor. Koç da olsanız, terapist de, sonuçta bir güven ilişkisi içinde hayatını açıyor insanlar size. Her iki dalın da birbirlerini beslediklerini düşünüyorum. Koçluğun gücü, iş dünyasındaki bireylerin hedefe odaklanmalarının desteklenmesi, güçlü yönlerinin onlara hatırlatılması ve heybelerden akla gelemeyen araçların çıkarılması gibi unsurlardadır. Ayrıca, sürdürebilirliğin bu derece önemli olduğu bir dönemde kurumlar çalışanlarına kesinlikle terapi servisi de verdirmeliler. Ve paralel bir şekilde, koçvari liderlik çalışmaları, koçların yetiştirilmesi, koçluk servisi verilmesi de bir diğer hayati nokta. Her üç alnında ayrım noktalarını ise şöyle belirtmek isterim: İnsan biyo-sosyal-psiko bir varlık. Biyo kısmını doktorlara bırakıyorum. Psiko kısmı zaten net, terapistlerin alanı. Ve bir yanda da sosyal bir varlığız biz. Ailede varız, çalışma hayatında varız, farklı kimliklerimiz arasında gidip geliyoruz. İşte burada da koçluk devreye giriyor.  ” dedi.

Koçlar Buluşması etkinliğinde ayrıca, ICF Türkiye Başkan Yardımcısı ve Projeler ve Araştırma Kurulu Başkanı Çakır Dilek Yunar; Sayman Oya Fadıloğlu; Genel Sekreter Serdar Samsun; Yönetim Kurulu üyesi ve Üye İlişkileri ve Eğitim Kurulu Başkanı Esra Miller; Yönetim Kurulu Üyesi ve Mesleki İç Düzenleme ve Etik Kurulu Başkanı Filiz Gündoğdu ve Yönetim Kurulu Üyesi ve Pazarlama, Dijital ve Sosyal Medya Kurulu Başkanı Beyza Erdem Balcı, kurullarının çalışmalarıyla ilgili bilgiler verdiler.

by ICF Türkiye ICF Türkiye

Üreten Ellere Koçluk Desteği

 

Uluslararası Koçluk Federasyonu ICF Global’in, Türkiye’deki tek yetkili temsilcisi ICF Türkiye; kadınlara, gençlere, çocuklara ve farklı dezavantajlı gruplara yönelik sosyal sorumluluk projelerine devam ediyor.

Her projede alanının etkili sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliğine giden ICF Türkiye, bu kez de “Üreten Eller” isimli projede, kadınların üretim ve istihdam süreçlerine katılımlarının desteklenmesi amacıyla, dünyanın 105 ülkesinde ve Türkiye’de 15 şehirde örgütlü JCI-Junior Chamber International (Genç Liderler ve Girişimciler Derneği) ile iş birliğine gidiyor. ICF Türkiye tarafından yapılan açıklamada, “Üreten Eller” projesinde, JCI üyesi kadın girişimciler ve girişimci adaylarına, ICF Türkiye üyesi profesyonel koçlar tarafından, tamamen gönüllük esasına dayalı ücretsiz profesyonel koçluk desteği verileceği belirtildi.

Proje Aralıkta tamamlanacak

Projede, JCI İstanbul üyesi, farklı toplumsal kesimlerden kadınların, girişimcilik faaliyetlerinde cesaretlendirilmesinin, yaratıcılıklarının artırılmasının ve kararlılıkla ilerlemelerinin desteklenmesinin amaçlandığı vurgulandı. Bu yılın Aralık ayında tamamlanması planlanan projede, ICF Türkiye üyesi profesyonel koçların, JCI üyesi 40’ın üstünde girişimci kadına, üçer seans bireysel koçluk hizmeti vereceği ifade edildi. Ayrıca projenin bir çalışma toplantısı ile başlayacağı vurgulandı. JCI olarak hayata geçirdikleri projelerle çok daha güçlendiklerini vurgulayan JCI Proje Lideri Irmak Başoğlu, “Projelerimizle kadınlarımızın özellikle liderlik, girişimcilik ve yaratıcılıklarını geliştiriyoruz. ICF Türkiye’nin hem kadınlara yönelik gönüllü sosyal fayda sunma geleneğini iyi biliyoruz hem de koçluğun geliştirici etkisine yürekten inanıyoruz. ICF Türkiye işbirliğinde, üye girişimci kadınlarımıza önemli katkılar sunacağımıza eminiz” dedi. ICF Türkiye Projeler Kurulu Üyesi ve Proje Lideri Çiğdem Karadeniz ise; “Bir projede daha girişimci kadınlarımızla bir araya geliyoruz. Bizim temel misyonlarımızdan birisi, koçluğun destekleyici etkisiyle, özellikle kadınlarımızın hayatlarının kolaylaşmasına katkı sunmaktır. Bu katkıyı girişimci ve üreten kadınlarımız nezdinde gerçekleştirmekten daha mutlu oluyoruz” dedi.

Daha etkin katkı

ICF Türkiye Başkan Yardımcısı ve Projeler Kurulu Başkanı Çakır Dilek Yunar da, ICF Türkiye olarak varlık nedenlerinin en önemlilerinden birisinin, koçluk hizmeti üzerinden, özellikle kadınlar, çocuklar, gençler ve farklı dezavantajlı gruplara sosyal fayda sunmak olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Üreten Eller projesiyle, girişimci kadınların yaratıcılıklarını artırmalarına ve kararlarını daha cesaretle vermelerine destek olarak; üretim ve istihdamda daha etkin hale gelmelerine katkı sunmayı hedefliyoruz. Proje partnerlerimize ve görev alan üyelerimize binlerce kez teşekkür ediyoruz. Koçluğun kelebek etkisini bilen ve yaşayan bir toplum olma yolunda sorumluluklarımızın farkındayız ve projelerimize devam ediyoruz. Koçluk deneyiminin belki de güzel tarafı hayat boyu devam etmesidir. Projeye katılan girişimci ve üreten kadınların, koçluk deneyimlerinin bıraktığı izleri yaşamlarının devamında da gözlemleyeceklerine eminim” dedi.

Katılım şartları

ICF Türkiye tarafından yapılan açıklamada, projede yer almak isteyen koçların, ICF Türkiye aktif üyesi olması, en az 125 saat ICF onaylı temel koçluk eğitimi almış olması, en az 150 saat koçluk deneyimi, en az 10 yıllık profesyonel iş deneyimi şartları arandığı belirtildi. Ayrıca tüm koçların; ICF Türkiye Proje ve Araştırmalar Kurulu’nun düzenleyeceği projenin tanıtım ve değerlendirme toplantılarına katılması ve eğitim ve deneyim belgelerini sunmaya hazır olması gerektiği vurgulandı.

by ICF Türkiye ICF Türkiye

Paradergi.com.tr – Koçluk nedir? Koç kime denir?

İş dünyasında koçluk, mentorluk, danışmanlık gibi kavramlar genelde birbirine karışıyor. Peki koçluk nedir? Koç kime denir? ICF Türkiye Başkanı Yunus Emre Şentürk koçluğu anlattı.
blank

PARA RÖPORTAJ/ ÜRÜN DİRİER Uluslararası Koçluk Federasyonu ICF, koçluk mesleğinin liderliğini üstlenmiş küresel bir organizasyon. ICF Türkiye ise, ICF’in bir şubesi olarak 2005 yılında kuruldu. ICF’in ülkemizdeki temsilcisi olan kuruluşun temel amacı, ülkemizde koçluk mesleğinin güvenilirliğini sürdürmek için programlar ve standartlar oluşturmak. ICF Türkiye Başkanı Yunus Emre Şentürk ile, 16-17 Mayıs tarihlerinde kutlanacak Koçluk Haftası öncesi, koçluğun ne olduğu ve ne olmadığı üzerine sohbet ettik.

İş dünyasında koçluk, mentorluk, danışmanlık, eğitmenlik birbirine karışıyor genelde. Bu kavramları nasıl ayırabiliriz?

Hangi türden olursa olsun danışmanlık temel olarak danışanı “düzeltmeye” ya da “iyileştirmeye” odaklanır. Ayrıca bir danışmanın, danışana yanıtlar ve çözümler sunan bir uzman olması beklenir. Ve doğal olarak ikili arasında bir hiyerarşi vardır. Koçlar ise her müşterisini kendi hayatlarında ve çalışmalarında uzman olarak kabul eder. Bu nedenle koçluk mesleğini yerine getirirken “tavsiye vermemek” koçluğun en temel ilkelerinden biridir. İkilinin arasında bir hiyerarşi de yoktur. Mentorluk ise daha çok, ilgili alanda yıllarını geçirmiş tecrübeli profesyonellerin bir anlamda kişisel tecrübe aktarımıdır. Eğitim ise hepimizin bildiği gibi, belli bir bilim dalında, belli bir konuda bilgi ve beceri kazandırma, yetiştirme ve geliştirme işidir, koçluktan ve her türlü danışmalıktan apayrı bir alandır.

Koç kime denir?

Koçluğun global tepe kuruluşu ICF koçluğu özetle şöyle tanımlıyor; Koçluk, günümüzün belirsiz ve karmaşık ortamlarında, kişisel ve mesleki potansiyeli en üst düzeye çıkarmak için ilham veren, düşünmeye teşvik eden ve yaratıcı bir süreçte kişi ile profesyonel olarak kurulan bir ortaklık ilişkisidir. Biz koçlar koçluk ettiğimiz herkesi kendi hayatlarında ve çalışmalarında uzman olarak kabul ederiz. Sorumluluğumuz, hizmet alanın ulaşmak istediği hedefleri keşfetmek, netleştirmek ve bunlara uyum sağlamaktır. Hizmet alanın kendini keşfetmesini teşvik etmek ve ürettiği çözümleri ve stratejileri ortaya çıkarmaktır. Bir koç hizmet alanın liderlik becerilerini geliştirirken ve potansiyellerini ortaya çıkarırken, iş ve özel yaşam ile ilgili görüşlerini önemli ölçüde geliştirmelerine yardımcı olur. Bu süreçte koç, güçlü sorular sorarak, can kulağı ile dinleyerek, pozitif geri bildirim vererek ve modelleme yaparak etkin ve etkileşimli bir iletişim ortamı yaratır. Aslında başka bir ifadeyle koçluk, “doğru soru sorma ve kişinin kendisine doğru sorular sormasını sağlama sanatıdır” denebilir.

Bir meslek olarak koçluğun geleceğini nasıl görüyorsunuz? Hem sizin hem de global ICF’in yaptırdığı güncel araştırmalar var bildiğimiz kadarıyla…

Koçluk nispeten genç bir disiplin tabi ama her geçen yıl koçluğa olan ilgi artıyor. ICF ve PwC’nin Küresel Koçluk Araştırması her dört yılda bir yenileniyor. 2020 ICF Küresel Koçluk Araştırması Raporu’na göre, koçluğun faydasına ilişkin artan farkındalığın oranı, sürekli yükseliyor. Koçluktan elde edilen gelirin ise, 2020 Raporu’nda, 2016 Raporu’na göre yüzde 21’lik bir artış gösterdiği ve 2.849 milyar dolara ulaştığı görülüyor. Koçluğun gelişimi ile ilgili öne çıkan unsurlardan biri de, koçluk becerilerini kullanan yönetici ve liderlerin sayısındaki artıştır. 2020 Raporu’nda bu sayı 2016 Raporu’na göre yüzde 46 bir artış göstererek 15 bin 900’e ulaşmış durumda. Araştırmada koçluk mesleğinin önündeki engeller nelerdir sorusu da soruldu ve çıkan sonuçlara göre mesleğin önündeki en büyük engelin yüzde 49 ile kendilerini koç olarak tanıtan eğitimsiz koçlar ve yüzde 31 ile pazardaki kafa karışıklığı olduğu gözlemlendi.

Bu araştırma pandemi öncesi gerçekleştirilmiş, pandemi bu rakamları nasıl değiştirdi?

Pandemi sürecinde olanı daha iyi anlamak için, yine ICF ve PwC tarafından Haziran-Temmuz 2020 döneminde “COVID-19 ve Koçluk Endüstrisi” anketi yapıldı ve Ocak-Şubat 2021’de anket tekrarlandı. Birçok endüstride olduğu gibi koçluk endüstrisinde de pandeminin, koçların ve koçluk müşterilerinin yaşama, çalışma ve birbirleriyle bağlantı kurma biçimleri üzerinde çarpıcı etkileri olduğu bulguladı. Araştırmalara 150’ye yakın ülkeden, 10 bini aşkın profesyonel koç ve üst düzey yönetici katıldı. Araştırmaya katılan koçların yüzde 58’i pandeminin gelir ve istihdam üzerindeki etkisini deneyimlediklerini belirtti. Bu etkilerin başında yüzde 42 ile gelir azalması, yüzde 32 ile koçluk saatlerinde azalma gösterildi. ICF Türkiye olarak biz de, PDR InSight iş birliği ile Nisan/2021’de Profesyonel Koçluk Algı Araştırması gerçekleştirdik. Amacımız koçluk ile ilgili toplumumuzdaki algıyı net olarak görebilmek, kaynağını saptamaktı. Araştırmada sorulan açık uçlu sorulara verilen yanıtlar, eğitimsiz koçların mesleğe zarar verdiğini, profesyonel kurumlar tarafından akredite edilmeyen eğitimlerin de benzer zararları içerebileceğini gösterdi. Başka bir ifadeyle 2020 ICF Küresel Koçluk Araştırması ile paralel sonuçlar çıktı.

16-17 Mayıs tarihlerinde, her sene tüm dünya ile aynı tarihlerde Koçluk Haftasını kutluyorsunuz. Bu seneki tema “Geleceği Yeniden Tasarlamak” olarak belirlenmiş. Bu sene hangi alanlar ele alınacak, konuşmacılar kimler olacak?

Tüm dünyada 1999 yılından bu yana her sene Mayıs ayında kutlanan Koçluk Haftası’nda, seçtiğimiz temaların gündemi yakalama başarısı ve davet ettiğimiz konuşmacıların çeşitliğiyle dikkat çekiyoruz. Geçen sene pandemi süreci nedeniyle Koçluk Haftası’nın temasını “Zor Zamanları Aşmak”; bir önceki sene ise, belirlediğimiz 4D Manifestomuz doğrultusunda, “Dayanışma-Dayanıklılık-Denge-Dönüşüm” olarak belirlemiştik. Neden Geleceği Yeniden Tasarlamak? İnsanlığın ortalama 100 yılda bir yaşadığı küresel pandemi felaketinde artık bir aşamaya ulaştık ve uzaktan çalışma, hızlanan dijitalleşme vb. nedenlerle artık eskiye dönüş söz konusu değil, bu belli artık. Ve artık her alanda geleceği yeniden tasarlamanın zamanın geldiğini düşünüyoruz. Elbette yaşamın akışında bir taraftan da yapılıyor bu zaten. 16 Mayıs 2022 Pazartesi akşamı, bugüne kadar ICF Türkiye Başkanlığı yapmış tüm isimlerin katıldığı oturumla açılış yapacağız. 17 Mayıs Salı günü ise, Girişimcilik ve Koçluk, Koçluk ve Sosyal Networking, Yeni Nesil Medya ve İletişim Dili, Jenerasyonlara Koçluk İlişkisi, Koçluk ve Markalaşma gibi gelecek için çok önemli konuları, alanlarının en etkili isimleriyle ele alacağız. Ülkemizdeki koçluk okullarının katılımıyla haftamızın kapanışını yapacağız.

Dönüştüren Koçluk Hikayeleri webinar serinizden de bahseder misiniz?

Türkiye için bir ilk niteliği taşıyan “Dönüştüren Koçluk Hikayeleri” webinarında bugüne kadar 20’den fazla holdinginin üst düzey yöneticisini konuk ettik. Gerçekten çok verimli bir etkinlik serimiz bu. Biz ICF Türkiye olarak pandemi sürecine hızla uyum sağlamaktan açıkçası gurur duyuyoruz. Geçen süre boyunca, Yapı Kredi Bankası, Akbank, HSBC Türkiye, QNB Finansbank, AXA Sigorta, Aksigorta, Arçelik, IQVIA Türkiye, Boyner Holding, DeFacto, GlaxoSmithKline, Servier, Bosch Türkiye, Hugo Boss, Tofaş, Borusan Holding, Logo Yazılım, tesa Bant gibi kurumların üst düzey yöneticilerini konuk ettik. Koçluk uygulamalarının, hatta tamamen özgün bazı uygulamaların bu şirket ve markaların kurumsal yapılarına neler kattıklarını, çalışan memnuniyetinin ulaştığı noktaları, koçluk uygulamalarını deneyimlemeye başlamamış kurumlara önerileri konuştuk. Türkiye’deki koçlarla, bu kurumlardaki üst düzey yöneticiler ve koçlar arasında 2 yıl boyunca köprü olduk.

ICF Türkiye olarak STK iş birlikleriniz var mı?

Evet, ICF Vakfı, her yıl düzenlediği “Gift of Coaching Awards” programı ile topluluklarında ve dünyada fark yaratan gönüllü koçluk projelerini ödüllendiriyor. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği işbirliğinde 6 yıldır yürüttüğümüz “Kadınlarla El Ele” projemizin yanı sıra; ÖRAV (Öğretmen Akademisi Vakfı) ile yürüttüğümüz “Eğitime Destek Geleceğe Yatırım” ve Türk Eğitim Derneği (TED) ile yürüttüğümüz “10.000 Genç Meşale Kariyer Koçluğu” projeleri, ICF Türkiye olarak bize, “2019 Yılı Onur Ödülü”nü kazandırdı. Bunlar hayata geçirdiğimiz projelerin sadece 3 tanesi. Türkiye Görme Özürlüler Kütüphanesi (TÜRGÖK) ile 2. etabına başladığımız Sesten Gönüle projesi; Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu ile 5. dönemine başladığımız “Kıvılcım” projesi; “Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği” ile hayata geçirdiğimiz “Hayat Sende” projesi, son 2 yılda ulusal bazda yürüttüğümüz diğer projelerdir. Ayrıca Antalya ve Adana lokalinde yürüttüğümüz kadınlar odaklı projelerimiz de var. Antalya AKEV Üniversitesi Kariyer Merkezi” ve “Muratpaşa Belediyesi ASSİM” iş birliğinde gerçekleştirilen, “Güçlenen Kanatlar” isimli Genç Girişimci Koçluğu projemiz; Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) ve Akdeniz Üniversitesi Kariyer Merkezi (AKAMER) iş birliğinde yürüttüğümüz ve ANSİAD üyesi iş insanlarının iş hayatını destekleyecek ve Akdeniz Üniversiteli genç kadın öğrencilerin kariyer yolculuğuna ışık tutacak “ANAHTAR Koçluk Projesi-Bugünün ve Geleceğin Liderleri” projesi ve Adana’da faaliyet gösteren “Kınalı Eller Kadın Hareketi Salmanbeyli Kadın Kalkınma Kooperatifi” işbirliğinde, Salmanbeyli Köyü’nde yürütülen ve dünyada ilk kez koçluk hizmetini, kurumsal ve iş dünyasından; tarıma, tarlarda çalışan emekçi kadınlara taşıyan “Kınalı Eller” projesi bunlardan bazı örnekler. Ve tüm bu projelerin en önemli ortak özelliği, projelere katılıp, koçluk veren tüm ICF Türkiye üyesi koçların gönüllü hizmet etmesidir.

by ICF Türkiye ICF Türkiye

Uwordsdergi.com – Yeni Başkan Yunus Emre Şentürk ile ICF Türkiye’de Yeni Dönem Üzerine

Gelişim, Psikoloji ve Yaşam konularında yayın yapan UWords dergisinin Nisan ayı sayısında ICF Türkiye başkanı Yunus Emre Şentürk konuk olmuştur. Haberin orijinalinin birebir dijital versiyonunu aşağıda bulabilirsiniz.

yeni-baskan-yunus-emre-senturk-ile-icf-turkiyede-yeni-donem-uzerinet Kapak
yeni-baskan-yunus-emre-senturk-ile-icf-turkiyede-yeni-donem-uzerinet 1-2
yeni-baskan-yunus-emre-senturk-ile-icf-turkiyede-yeni-donem-uzerinet 3-4
yeni-baskan-yunus-emre-senturk-ile-icf-turkiyede-yeni-donem-uzerinet 5

İsterseniz, koçluk mesleğinin global tepe kuruluşu ICF’in, ülkemizdeki tek yetkili kuruluşu ICF Türkiye’nin çiçeği burnunda başkanı olarak; 2021 yılının ICF Türkiye için nasıl geçtiğini konuşarak başlayalım, ne dersiniz?

Elbette! Yeni başkan oldum doğru ama 2 yıllık süreçte bir önceki Yönetim Kurulu’nun da içindeydim. Sevgili Başkan’ım Nuray Akmeriç ve eski Yönetim Kurulu ile tam pandemiden hemen önce göreve gelmiştik. Tüm dünya gibi bizde, insanlığın ortalama yüz yılda bir yaşayabileceği, küresel pandeminin gölgesinde geçen bir 2 yılı geride bıraktık. Bir önceki ICF Türkiye Yönetim Kurulu olarak beni en gururlandıran konu; Dünya Sağlık Örgütü’nün 12 Mart 2020 tarihli pandemi duyurusunun hemen akabinde, yeni koşullara hızla uyum sağlamamız oldu. Son iki yılda 2 Koçluk Haftası, 1 Koçluk Konferansı, 120 webinar (online toplantı), 11 Sosyal Sorumluluk Projesi gerçekleştirerek pandemi sürecini mesleğimizin gelişimi açısından çok verimli geçirdik.

2021 özelinde ise, 17-18 Mayıs 2021 tarihleri arasında gerçekleştirdiğimiz geleneksel Koçluk Haftası etkinliğimizin temasını, dönemin ruhuna uygun olarak; “Zor Zamanları Aşmak” olarak belirlemiştik. Etkinliğimizi, zorlukları bir fırsata çevirerek, fiziki katılımlı etkinliklerde ulaşmanın güç olduğu bir katılım sayısıyla online olarak gerçekleştirdik. İş, sanat, akademi, sağlık, sivil toplum ve koçluk dünyasından yerli – yabancı birçok ünlü ismin katıldığı, hayatın farklı alanlarında zor zamanları odağına alan paneller gerçekleştirdik.

2021 yılındaki belki de en önemli etkinliğimiz, HBR Türkiye stratejik iş ortaklığı ve QNB Finansbank’ın ana sponsorluğunda, hibrit formatta düzenlediğimiz “8. ICF Türkiye Koçluk Konferansı” oldu. Sosyal fayda temel misyonumuz gereği, Koçluk Konferansı’nda, Türkiye’de ilk kez, gezegenimizin ve insanlığın geleceğini belirleyebilecek toplum modellerinin en güçlülerinden “Toplum 5.0”ı (Süper Akıllı Toplum), farklı toplumsal boyutlarıyla ele aldık. 10 ayrı oturumda 25’ten fazla alanında uzman yerli ve yabancı ismin konuşmacı olarak katıldığı ve 500’e yakın kişinin izlediği etkinlikte; odağında “doğa, insan ve insanın yaşam kalitesibulunan ve ilk defa Japonya’nın 5. Bilim ve Teknoloji Temel Planı’nda bir büyüme stratejisi olarak dünyanın gündemine giren Toplum 5.0 modelini irdelemekten haklı bir gurur duyuyoruz.

Ayrıca, 2020’nin Mayıs ayından bu yana ülkemizin 20’ye yakın holdinginin üst düzey yöneticisini konuk ettiğimiz, iş dünyasında koçluğu ileriye taşıyacak özgün uygulamaların konuşulduğu ve ülkemiz için bir ilk olan “Dönüştüren Koçluk Hikayeleri” webinarlarımıza devam ettik. Geçen sene bu etkinlik kapsamında, Yapı Kredi Bankası, Akbank, HSBC Türkiye, QNB Finansbank, AXA Sigorta, Arçelik, IQVIA Türkiye, Boyner Holding, DeFacto gibi kurumların üst düzey yöneticilerini konuk ettik. Ayrıca, Çarşamba Buluşmaları, Etik Sohbetler ve Koçluğa Dair Buluşmalar isimli online etkinliklerimizle de başka alanlardaki ihtiyaçları giderdik.  

Biraz da 2021 yılı içinde gerçekleştirdiğimiz bölgesel faaliyetlerimizden bahsetmek istiyorum.

Türkiye’de koçluk mesleğini icra eden tüm profesyonel koçları, saygın, güçlü, etik ve kapsayıcı örgüt olan ve ICF Global’in ülkemizdeki tek yetkili temsilcisi ICF Türkiye çatısı altında buluşturmak amacıyla, kent ve bölge temsilciliklerimizi geliştirdik. Bu kapsamda; İç Anadolu Bölgesi, Ege Bölgesi, Çukurova Bölgesi ve Antalya’daki örgütlenmelerimizde önemli sosyal sorumluluk projeleri ve iş birlikleri gerçekleştirdik.

Bunlardan bazı örnekler paylaşmak istiyorum izninizle: Ulusal bazda iş dünyasında kullanılan en iyi koçluk uygulamalarının konuşulduğu “ICF Türkiye Dönüştüren Koçluk Hikayeleri” webinar etkinliğinin bir benzerini; “Zor Zamanları Aşmak: Koçluk ve Liderlik” başlığıyla, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) iş birliğiyle Antalya odaklı olarak düzenledik. Antalya’da 2 ayrı proje daha hayata geçirdik. İlki, “Antalya AKEV Üniversitesi” ve “Muratpaşa Belediyesi” iş birliğinde, geleceğin girişimcilerine destek olmak amacıyla hayata geçirdiğimiz “Güçlenen Kanatlar” sosyal sorumluluk projesi; ikincisi ise, Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) ve Akdeniz Üniversitesi Kariyer Merkezi iş birliğinde gerçekleştirdiğimiz, bugünün ve geleceğin iş insanlarını koçlarla buluşturmayı amaçladığımız “Anahtar Koçluk Projesi” oldu.

Batı Akdeniz’den, Çukurova’ya geçeyim biraz da… 2021 Mayıs ayında Adana’da, Çukurova Bölge Temsilciliğimiz, dünyada belki de ilk kez koçluk hizmetini, iş dünyasından; tarıma, tarlarda çalışan emekçi kadınlara taşıyan “Kınalı Eller” adında bir projeyi başlattı ve başarıyla devam ettiriyor. Projede, “Kınalı Eller Kadın Hareketi Salmanbeyli Kadın Kalkınma Kooperatifi” ile iş birliği yaptık ve pilot uygulama Salmanbeyli Köyü’nde yürütülüyor.

2 yıllık başkanlık döneminize dair bir projeksiyon rica etsek, neler söylemek istersiniz?

Öncelikle şunu vurgulamak isterim: İnsanlığın yaşadığı pandemi süreçleri sonrası, insanlık yeni koşullarla tanışmıştır ve eski döneme dönüş olmamıştır. Yine böyle olacağını düşünüyorum ve daha önce başlayan dijitalleşme sürecine büyük bir ivme kazandıran Covid-19 ve pandemi süreci öncesine dönüş pek olası görünmüyor. Her olumsuzluk içinde fırsatlar da taşımaktadır; profesyonel bir koç olarak bunu deneyimlerimden çok iyi biliyorum. Artık uzaktan çalışma yöntemi baskın çalışma yöntemi olacaktır; en azından hibrit çalışma yöntemini, uzaktan çalışmaya en uzak sektörler bile kullanacaktır. 2020-2022 döneminde başarılı ve hızlı bir şekilde oturttuğumuz webinarlarımıza aynı şekilde devam edeceğiz. ICF olarak en temel misyonlarımızdan birisi, o alanın en etkili STK’larıyla iş birliğine girerek sosyal fayda üretmektir. Yıllara dayanan bir devamlılığımız var ve bu misyonumuzda çıtayı çok daha yukarılara taşıyacağız. Bir diğer temel misyonumuz ise, her meslek örgütü gibi meslektaşlarımızın ve mesleğimizin hakları ve itibarını yükseltmektir. Bu konuda uygulamaya hazır çok gerçekçi bir planlama yaptık. Hem fiziki hem de konvansiyonel ve sosyal medya açısından, ulaştığımız başarı düzeyini çok daha yukarılara çekeceğimiz bir 2 yıl bizi bekliyor. Şu anda Ege, İç Anadolu, Çukurova ve Antalya temsilciliklerimiz var ve yerel STK ve mesleki örgütlerle çok başarılı projeler hayata geçiriyorlar. Bu temsilciliklere, Karadeniz Bölgemiz başta olmak üzere yenilerini ekleyeceğiz. 2022-2024 Yönetim Dönemi Yönetim Kurulu olarak, kurumsal değerlerimiz çerçevesinde, Manifesto 4D (Dayanışma-Dayanıklılık-Denge-Dönüşüm), DijitalleşmeOperasyonel Mükemmeliyet ve Koçluk Mesleğinin Gelişimi gibi stratejik konuları odağa alarak, çıtayı daha da yukarıya çıkarmayı hedefliyoruz açıkçası.

Bu çerçevede, yetkinlikleri ve etki alanı her geçen gün daha da genişleyen koçluk mesleği ve organizasyonumuzu geliştirirken; tüm paydaşlarımız için sürdürülebilir değer yaratmayı amaçlıyoruz. Önümüzdeki 2 yılın tüm stratejik planlamasını, ‘Strateji Evi’ adını verdiğimiz temel dokümanımızda ayrıntılı bir şekilde hazırladık. Bildiğiniz gibi, ICF Türkiye olarak, koçluk mesleğinin global lider kuruluşu ICF, Uluslararası Koçluk Federasyonu’nun ülkemizdeki tek yetkili temsilcisiyiz ve ülkemizde koçluk mesleğinin çok daha bilinir ve itibarlı hale gelmesi, bizlerin, yani koçların çok daha etkin faaliyet göstermesiyle mümkün. Bu konuda, ICF Türkiye üyeliğinin ve bu alanda yürüttüğümüz sosyal fayda projelerinde gönüllü görev almanın; başka bir ifadeyle kurumsal dayanışmanın eşsiz kıymetini uzun yıllara yayılan tecrübemle çok iyi biliyorum. Ülkemizde profesyonel koç olarak hizmet veren tüm dostlarımı ICF Türkiye üyesi olmaya, başka bir ifadeyle mesleki sorumluluk almaya davet ediyorum. Bu konuda bir de müjdem var: Yaşanan zorlu dönem nedeniyle, bir önceki yönetimin gündeme getirdiği, 2 yıllık süre boyunca yüzde 50 indirim kararı Genel Kurulumuzda kabul edildi. Elbette mesleki itibar açısından bir diğer hayati konu ise ICF unvanlı koçluktur. Son dönemlerde yaptığımız global ve ulusal araştırmalarda, koçluk mesleğinin önündeki en büyük engellerden birisinin unvansız koçlar olduğu ortaya çıktı. Ama zaten tüm koçlar bunu kişisel deneyimlerinden biliyorlardır. Yeni dönemde bu konuya da özel bir ağırlık vereceğiz.

Yeni yönetimde hangi isimler yer alıyor?

Çok değerli meslektaşlarımla çalışmaya başladığım için çok mutluyum. Yeni Yönetim Kurulumuz, Beyza Erdem Balcı, Dilek Yunar, Esra Miller, Filiz Demirbağ, Oya Fadıloğlu ve Serdar Samsun’dan oluşuyor. Yeni yönetimde Dilek Yunar Başkan Yardımcısı; Serdar Samsun’un Genel Sekreter, Oya Fadıloğlu Sayman; Esra Miller üye işleri ve eğitimden sorumlu YK üyesi; Filiz Demirbağ mesleki iç düzenleme ve etikten sorumlu YK üyesi ve Beyza Erdem Balcı ise; pazarlama, dijital ve sosyal medyadan sorumlu YK üyesi olarak görev yapacak. Şunu özellikle vurgulamak istiyorum: Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve Disiplin Kurulu, asil ve yedek üyeleriyle biz 24 kişilik genç, enerjik ama son derece tecrübeli ve sağlam bir ekibiz. Asil ve yedek tanımları aslında yasa ve tüzük gereğidir biraz da. Yönetim Kurulu yedek üyelerimiz ise, İlkay Öğrenci, Ayhan Cibelik, Mehmet Demirel, Gülçin Çiğdem Karadeniz, Kâmil Murat Özlen’den oluşuyor. Tunçel Gülsoy, Ayçin Teker ve Cem Galip Kahveci Denetim Kurulu Asil Üyelerimizi oluştururken, Binnur Kayabey, Sibel Erol ve Burak Güner, Denetim Kurulu Yedek Üyelerimiz. ICF Türkiye yeni Disiplin Kurulumuz ise, Narınç Ataman, Tunay İyigün ve Seda Nüfusçu’nun asil ve Şebnem Cen İçöz, Gözde Ağseren Bayır ve Meltem Turhan Yöndem’in yedek üyeliğinden oluştu.

Peki ICF Türkiye olarak ulusal bazda ne tür sosyal sorumluluk projeleri hayata geçirdiniz?

2021’de de her zaman olduğu gibi alanının çok değerli sivil toplum kuruluşlarıyla farklı sosyal sorumluluk projeleri de hayata geçirdik. Biz alanda proje yaparken, o alanın en etkili STK’sı ile iş birliği yapmayı ICF kültürümüzün anayasası gibi kabul ederiz.

Şubat ayında, ülkemizdeki görmeyen bireyler için faaliyet gösteren önemli sivil toplum kuruluşlarından TÜRGÖK (Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı Derneği) ile; görmeyen gençlerin hayatına koçlukla dokunup, geleceklerini aydınlatmayı amaçlayan “Sesten Gönüle” gönüllü koçluk projesini başlattık ve başarıyla tamamladık.

Ülkemizde Mart ayının ilk haftası kutlanan “Girişimcilik Haftası” kapsamında, “Türkiye Girişimcilik Vakfı” ve “İTÜ Arı Teknokent-İTÜ Çekirdek” iş birliğinde iki ayrı webinar etkinliği düzenledik. İlk etkinlik, ICF Türkiye üyesi koçların gönüllü olarak genç girişimcilere birebir koçluk desteği vermesi şeklinde gerçekleştirildi. İkinci etkinlik ise, Türkiye Girişimcilik Vakfı Genel Müdürü Mehru Aygül; İTÜ ARI Teknokent Kuluçka ve Hızlandırma Programları Müdürü Selma Bahçıvanoğlu; İTÜ Öğretim Üyesi ve İTÜ Çekirdek Girişimcilik Eğitimleri Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Erçek; SparkUs Kurucusu, Türkiye Girişimcilik Vakfı Mentoru Dani Benreytan ve ICF Türkiye Başkan Yardımcısı ve girişimci Tuna Aktuna’nın konuk olduğu “Girişimcilik ve Koçluk” webinarı oldu. Her iki etkinlikte de hedef kitle, genç girişimcilerdi.

Yine Mart ayında, Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu (TSKF) iş birliğinde, federasyondan burs alan gençlere yönelik “Kıvılcım” adı verilen gönüllü koçluk projesinin 4. dönemi hayata geçirdik. 2019 yılından beri devam eden projede bugüne kadar 56 ICF Türkiye üyesi koç gönüllü olarak 86 öğrenciye koçluk hizmeti verdi.

“19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” 102. yılı kutlamaları kapsamında, Türkiye’nin en büyük dijital gençlik forumu “Yüzyılın Rotası” projesinde yer alarak, 5 binin üzerinde gencin, 1000’nin üzerinde uzmanla, 10 binin üzerinde birebir görüşmede buluşmasına kurum olarak biz de destek verdik.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ile hem kurumsal hem de üye koçlar bağlamında tamamen gönüllük esasıyla 5 yıldır yürüttüğümüz “Kadınlarla El Ele” projemizi başarıyla tamamladık. Projede bugüne kadar toplam 700’e yakın anneye ulaştık ve onlara çok olumlu geri bildirimler aldığımız koçluk desteği verdik.

Ulusal Gençlik Parlamentosu tarafından 2014 yılında Yılın Sivil Toplum Örgütü seçilmiş ve Asia21 Girişimi tarafından 2016 yılında Asya’nın en etkili 24 örgütünden biri olarak desteklenmeye değer bulunmuş Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği (Hayat Sende Derneği) iş birliğinde “Hayat Sende” projesini gerçekleştirdik. ICF Türkiye’nin “4D Manifestosu”nu oluşturan, Dayanışma, Dayanıklılık, Denge ve Dönüşüm öğelerinin bir arada yaşam bulduğu, 18-35 yaş arasındaki 32 gençle, 6 Eylül 2021 ve 15 Aralık 2021 tarihleri arasında, yine gönüllü koçluk temelli 6 görüşme gerçekleştirdik.

Bir de bir gururumu paylaşmak istiyorum: ICF Türkiye’nin bir önceki Başkanı sevgili Nuray Akmeriç geçen sene, uluslararası ICF Vakfı’nın, toplumlarda “Sosyal Gelişime Katkı” misyonunu taşımak ve yaymakla sorumlu Elçiler Konseyi’ne seçildi. Bu gelişme de geçen senenin bizi gururlandıran olaylarından birisi oldu.

Hem IC Global olarak hem de ICF Türkiye olarak belirli dönemlerde koçluk algısı araştırmaları gerçekleştiriyorsunuz. Biraz da bunların sonuçlarından konuşalım mı?

ICF Global, ilkini 2006 yılında gerçekleştirdiği ve ikincisi ve üçüncüsünü sırasıyla 2011 ile 2015 yıllarında tekrarladığı Küresel Koçluk Araştırması’nın sonuncusu, PricewaterhouseCoopers iş birliğinde 2020 yılında yapıldı. 15 bin 300’ü ICF üyesi olmak üzere, toplam 22 bin 457 kişiyle gerçekleştirilen son araştırmada da 7 küresel bölge, 161 ülkeyi kapsayan oldukça ilginç sonuçlar çıktı. Ayrıca bir de pandemi etkisini araştırmak üzere, ikinci bir araştırma daha yapıldı pandeminin hemen sonrasında.  Türkiye’den de 175 koçun katıldığı 2020 ICF Küresel Koçluk Araştırması’ndan; “Mesleki Büyüme”, “X Kuşağı Hakimiyeti” ve “Ünvanlı Koçluğun Yükselen İtibarı” sonuçları çıktı.

140 ülkeden 10 bin 28 kişinin katıldığı “COVID-19 ve Koçluk Endüstrisi” araştırmasında ise, katılanların yüzde 34’ü o dönemde pandemiden etkilenmediklerini belirtmişlerdi. Elbette bu sonuçlarda Covid-19’un etkilerindeki bölgesel farklılıkları unutmamak gerekiyor. Ayrıca, pandemiden daha fazla etkilenen iş alanlarında hizmet veren koçların, doğal olarak daha çok olumsuz etkilendiği ama yaşamın direkt kendisiyle ilgilenen koçluk alanlarının ise olumlu etkilendiği, gözlemlenen bir başka gerçek oldu. Araştırmamızdan çıkan bir başka olumlu sonuç ise, koçların yaklaşık yarısının pandemi sürecini eğitim düzeylerini artırmaya ayırdıklarını söylemeleri olmuştu.

Küresel Koçluk Araştırmasının cinsiyet kırılımı boyutu ise gerçekten ilginç bir veri ortaya koydu. Küresel olarak, kadın profesyonel koç oranı yüzde 70 idi. Kadın koç oranı 2015 yılına göre, Ortadoğu ve Afrika bölgeleri dışında, tüm bölgelerde artış göstermişti. En büyük artışı ise, yüzde 52’den, yüzde 59 oranına yükselerek Asya gösterdi. Tüm oranlara bakıldığında, koçluğu daha çok kadınların tercih ettiği bir meslek olarak yorumlamak mümkün. Ayrıca, erkek koçların kurumsal alanda koçluk yapmaları daha olası gözüküyor.

Ayrıca, 7 dünya bölgesinden her biri için, aktif koçların bölgesel gelir bilgileriyle, koçluktan elde edilen ortalama gelirlere birlikte bakıldığında; koçluktan elde edilen küresel toplam gelirin, 2015’e göre yüzde 21 artış göstererek, 2.849 milyar ABD dolarına ulaştığı saptandı. En yüksek toplam gelir artışının, yüzde 107 ile Latin Amerika ve Karayipler toplamından geldiği belirtildi. Türkiye’nin de dahil olduğu Doğu Avrupa’nın yüzde 45,5 ile onu izlediği belirtildi. Ayrıca, toplam yıllık gelirde Kuzey Amerika’nın payının yüzde 45,5 ve Batı Avrupa’nın ise yüzde 32,2 olduğunun altı çizildi.

Koçluk mesleğinin gelecek 12 ayında karşılaşabileceği en büyük engelleri belirlemek için sorulan soruya ise; yüzde 49 oranında eğitimsiz koçlar, yüzde 31 oranında pazardaki kafa karışıklığı, yüzde 8 oranında pazarın doygunluğu yanıtları verildiği gözlemlendi. Pandemi araştırmasında ise, pandemiyle birlikte gelen global ekonomik krizin ilk sıraya yükselmesi dikkat çekici.

Fırsatlar kısmında ise, yüzde 39 ile koçluğun faydasına ilişkin artan bir farkındalık, yüzde 28 ile koçluğa yatırılan paranın geri dönüşü, yüzde 14 ile koçluğun genel algısının gelişimi, yüzde 11 ile koçluğa olan talep artışı ve yüzde 6 ile koçluğun medyadaki görünüşü şeklinde bir sıralama gözlemlendi.

UWORDS Dergi olarak bu güzel söyleşi için çok teşekkürler. Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

Koçluk yolculuğuna çıkmak isteyenler ve bu yolculukta olanlar için gerekli olan doğru bilginin adresi ICF ve ICF Türkiye olduğunu hiçbir şekilde unutmasınlar. Hedefimiz 1.000 üyeye ulaşarak, daha da güçlenmek. Biz, “Birlikte Güçlüyüz.”

by ICF Türkiye ICF Türkiye

Borsagundem.com – ICF Türkiye, 6 Mayıs Koçluk Günü?nde, Covid-19 gündemini de içeren bir manifesto açıkladı

ICF Türkiye, tüm dünyada kutlanan Koçluk Haftası nedeniyle her yıl düzenlediği etkinlikleri, COVID-19 sürecinin etkilerini göz önünde bulundurarak, bu yıl dijital ortamda düzenliyor. Bugün gerçekleşen 6 Mayıs Koçluk Günü etkinliğinde ise, kısaca 4D olarak adlandırılan Dayanışma, Dayanıklılık, Denge ve Dönüşüm kavramlarını ve
Korona gündemini de içeren bir manifesto duyuruldu. Ayrıca aynı başlıklar altında, bireyler ve toplum için koçlara düşen görevler, gerçekleştirilen paneller eşliğinde değerlendirildi.

Uluslararası Koçluk Federasyonu ICF Türkiye, ICF Global tarafından belirlenen ve her yıl Mayıs ayının ilk haftası kutlanan Uluslararası Koçluk Haftası’nı, bu yıl dönemin koşullarına uygun olarak, dijital ortamda yapılacak bir dizi etkinlik ile kutluyor. Bugün gerçekleşen 6 Mayıs Koçluk Günü etkinliğinde ise, kısaca 4D olarak adlandırılan Dayanışma, Dayanıklılık, Denge ve Dönüşüm kavramlarını ve Korona gündemini de içeren ICF Türkiye’nin Manifestosu duyuruldu.

Ayrıca aynı başlıklar altında, bireyler ve toplum için koçlara düşen görevler, gerçekleştirilen paneller eşliğinde değerlendirildi.

4 Mayıs açılış: ?Değişen Dünya Dinamiklerinde Koçluk Eğitimleri

4-10 Mayıs tarihleri arasında kutlanan hafta kapsamında, 4 Mayıs Pazartesi Günü, ICF Temel Yetkinlikleri, Etik Kurallar ve ICF koçluk tanımları ile ilgili kapsamlı koçluk eğitimi (ACTP) veren 16 adet koçluk programının katılımı ile açılış yapıldı. Açılışta Değişen Dünya Dinamiklerinde Koçluk Eğitimleri? başlıklı bir panel düzenlendi ve koçluk program yöneticileri, Manifesto?nun kapsayıcılığına işaret edip,sektöre umut verdiğini belirterek, sektörle ilgili önemli sorular hakkında da değerlendirmeler de bulundular. Normalleşme döneminde yaşanacaklar, değişen dünya düzeninde koçluk mesleğine düşecek görevler, koçluk mesleğinin yeni dinamikleri, etik kuralların öneminin artması, yeni dönemle birlikte önemi artan koçluk mesleğinin riskleri ve sorumlulukları ele alındı. ICF Türkiye ev sahipliğinde tüm program yöneticileri, bu yeni dönemde mesleğin Türkiye’deki gelişimi için de yeni iş birliklerini de masaya yatırdılar. Yaklaşık 500 kişinin katılımıyla gerçekleşen panelde ayrıca koçlar, katılımcılar tarafından gelen sorulara cevap verdiler.

6 Mayıs Dünya Koçluk Günü:

Koçluk toplumu dönüştüren bir meslek grubu ve ekonomik olarak giderek büyüyen bir sektör? Uluslararası Koçluk Günü olarak kutlanan 6 Mayıs Çarşamba günü ise, Türkiye’de faaliyet gösteren uluslararası koçluk derneklerinin (ICF Türkiye-Nuray Akmeriç, EMCC-Evrim Yerli, AC-Umut Ahmet Tarakçı) başkanlarının katılımı ile Küresel Bakış Açısıyla Koçluğun Geleceği başlıklı bir panel ile başladı. Başkanlar, ICF Türkiye Manifestosunu oluşturan Dayanışma, Dayanıklılık, Denge ve Dönüşüm kavramlarını dünya, Türkiye, koçlar ve danışanlar açısından değerlendirdiler. Türkiye’nin dayanıklı ve esnek bir ülke olduğunun, insan sevgisi ve merhamet duyguları ile dengeyi sağladığının ve dayanışmanın ise dünyada daha toplumsal ve örgütlü olduğunun altını çizen Başkanlar mesleğin algıları ve sektörün gelişimi açısından dayanışmanın önemli olduğunu, etik ve gerçekler arasında dengeyi sağlayarak sektörün büyüteceğini ifade ettiler. 2011 yılında 1 milyar dolarlık bir sektörün, bugün 15 milyar dolarlara ulaştığının ve ekonomiye katkısının da büyük olduğunun altı çizilerek Hem kendimizde hem de hizmet sunduğumuz alanlarda dayanıklılığı artırarak, dengeyi sağlayarak, yaşadığımız toplumu da dönüştürecek olan önemli bir meslek grubuyuz.? şeklinde ortak görüşler paylaşıldı. Panelde ayrıca başkanlar, meslek, sektörleri ve toplumun gelişimi için yapacakları ortak projeler ve adımları da paylaşarak, birçok sektöre örnek oldular.

Başkanların yer aldığı panelin ardından 2020-2022 yönetim dönemi için belirlenen Manifestosu?nun esaslarını oluşturan Dayanışma, Dayanıklılık, Denge ve Dönüşüm başlıkları altında 4 ayrı panel düzenlendi.

Dayanışma

Dayanışma panelinde ICF Türkiye’nin birlikte projeler yürüttüğü ve dayanışma ruhu ile ilerlediği vakıf ve dernekler ile Çakır Dilek Yunar moderatörlüğünde bir söyleşi gerçekleştirildi. 500?ü aşkın katılımcının katıldığı ve BizBizze-Özden Anık Tekir, ÇYDD-Lale Platin, Gönül Çağdaş, Hakkı Yılmaz, Gelecek Daha Net-Serra Titiz, ODTÜ-Özlem Özdemir, ÖRAV-Arzu Atasoy, Anıttepe Rotary e-Fatma Çölaşan, Soroptimist-Nur Kavuncu, TED-Zuhal Saraç, Esra Altun?un katılımlarıyla gerçekleşen panelde konuşmacılar, çalıştıkları üniversite öğrencilerinde, kadınlarda, lise öğrencilerinde, eğitimci / öğretmenlerde, burslu öğrencilerde yapılan projeler öncesi ve sonrasında yapılan raporlamalarda karşılaştıkları büyük
farklılıklardan bahsettiler.

Panelde, projeye katılanların girişimcilik, öz farkındalık, kendini tanıma, takdir yetenekleri, özgüven, hedef koyma ve karar
verme / uygulama gibi birçok alanda hayatlarında pencere açıldığını söyledikleri örnekler de paylaşıldı. Panel sırasında katılımcılara da sorular soruldu. %82?sinin koçluk mesleğiyle uğraşan, %62?sinin Sivil Toplum kuruluşu üyesi katılımcı kitlesiyle gerçekleşen panelin sonunda ?Projelerde Görev almak ister misiniz?? sorusunun yanıtı %99 olumlu çıkması önemli bir ayrıntı oldu.

Kaynak: https://m.borsagundem.com/anlik-borsa-haberleri/20200508181543