by ICF Türkiye ICF Türkiye

İnsan Kaynakları Stratejileri Geliştirme Konusunda Yardımcı Olan Dokuz Koçluk Yaklaşımı

Koçluğu, insan kaynakları yönetimi de dahil olmak üzere iş yaşamının her alanını destekleyen yepyeni bir zihin yapısı olarak görüyorum. Bu zihin yapısı, diğer alanlarda olduğu gibi insan yönetimi konusunda da yeni ve farklı bakış açılarını ve düşünme biçimlerini şekillendirme ve ilgili politika, prosedür ve eylemleri taptaze bir yaklaşımla geliştirme fırsatı sunuyor. Sözü edilen bakış açısının yönetim stratejilerine dahil olması, çalışan bağlılığı ve sahiplenme gibi önemli konuları da olumlu yönde etkileme potansiyeli taşıyor.

* Bir önceki paragrafta yer alan cümlelerimin bireysel deneyimlerime dayandığını söylemeliyim. Otuz üç yıldır iş yaşamındayım. Bu sürenin son on yılında profesyonel birikimime eklediğim koçluk becerileri, mesleğime yepyeni bir gözle bakmamı sağladı. Bu nedenle de insan kaynakları alanında çalışan tüm meslektaşlarıma koçluğu ve koçluk becerilerini mesleki birikimlerine katmalarını önermeye başladım. Her önerdiğimde eklediğim de bir cümle oldu, koçluk bakış açısı sayesinde yönetim ekibinin ve tüm çalışanların memnuniyetle uygulayacağı insan yönetimi stratejilerini yepyeni bir iç görü ile şekillendirmek mümkün.  

Koçluk zihin yapısı iş performansını ve iş sonuçlarını etkileyen iki önemli kavramı doğrudan destekliyor: Bağlılık ve sahiplenme.

Koçluk zihin yapısının ve bu zihin yapısının ortaya çıkardığı bakış açısının, şirketlerin liderlik ekibinin ayrılmaz parçası olan insan kaynakları profesyonellerini aşağıdaki özelliklere sahip bir insan kaynakları stratejisi inşa etme veya mevcut stratejilerini aşağıdaki konularda daha etkili hale getirme konularında desteklediğini düşünüyorum.

  • Çalışanların yaptıkları işle şirketin varlık amacı arasındaki bağı iyi anlamalarını sağlamak
  • Şirket vizyon, strateji ve değerleri ile doğrudan bağlantılı ve yaratıcı insan kaynakları politika ve uygulamaları geliştirmek
  • Değişim yönetimi ile ilgili uygulamaları daha güçlü hale getirmek
  • “İnsan” odağı yüksek çalışma düzenleri oluşturmak

Koçluk zihin yapısı bu konuda nasıl destek oluyor?

Koçluk zihin yapısının açtığı farklı düşünme yolları ve koçluk bakış açısının temelinde yer alan bütünsel yaklaşım, gelecek odağı, çözüm odağı, vizyon yaratımı, anlam farkındalığı, amaç farkındalığı, değer farkındalığı, potansiyeli ön planda tutma ve güçlü yönlere odaklanma gibi yaklaşımlar, insan kaynaklarının stratejik yapısını oluşturmak ve çalışan bağlılığını güçlendiren, işi ve kurumu sahiplenmeyi kolaylaştıran sistemler kurmak gibi konularda destek sağlıyor.

Bütünsel yaklaşım Koçluk bakış açısı odağını büyük resimde tutar. Bu yaklaşımın zemininde büyük resmi görürken detayların da farkında olmak yatar. Bu yaklaşım sayesinde, çözülmesi gereken bir sorun olduğunda veya yeni bir sistem veya politika geliştirilmesi gerektiğinde öncelikle bu konuda ulaşılmak istenen sonucu içinde barındıran büyük resim tasarlanır. Sonrasında, tasarlanan bu resmin değerini ve önemini fark etmek, buradan hareketle gerçek ihtiyaçları belirlemek ve büyük resme taşıyacak hedefler üzerinde düşünmeye başlamak, en iyi çözümü yaratma veya en iyi politikayı geliştirme çalışmalarına destek sağlar.

Gelecek odağı Koçluk zihin yapısının önemli bileşenlerinden biri olan gelecek odağı, bugün olup bitenin farkındalığı ile bakılan yönü geleceğe çevirmeyi kolaylaştırır. Bu durum geçmiş deneyimleri elde tutarak, bu deneyimlerden öğrenilenleri hatırlama, mevcut durumda olup bitenleri gözlemleme ve tüm bu farkındalıkla gelecek hedeflerine odaklanma fırsatı sağlar. Bir diğer söyleyişle, bu bakış açısı hatalara ve hedeflerden sapmalara takılıp kalmak yerine onların öğrettiklerinin farkındalığı ile bugünden geleceğe ilerlemeyi kolaylaştırır.

Çözüm odağı Koçluk zihin yapısı özünde, problem yerine problemin çözümüne odaklanmayı barındırır. Odak çözümde tutulduğunda, alternatif gidiş yollarını ve farklı çözümleri görmeyi hedefleyen dürbünlerin açısı genişler ve daha önceden keşfedilmemiş çözüm yollarını bulma olasılığı artar.

Vizyon Yaratımı (Hayaller)  Koçluk yaklaşımı, vizyonu mümkün olduğunca net tanımlamaya yardımcı olur. Bu sayede vizyon çok boyutlu bir gözde canlandırmaya yani gerçek bir hayale dönüşür. Hayal eden kişi ya da takım geleceği bir film gibi gözünde canlandırır, renkleri görür, sesleri duyar ve duyguları fark eder. Bu sayede beyin, tüm detayları ile tanımlanan vizyonun ulaşılabilirliğini kabul eder. Bu şekilde tanımlanan vizyonlara giden yolların tasarlanması, net ve ulaşılabilir adım taşı hedeflerin belirlenmesi çok daha kolay hale gelir.

Anlam, Amaç ve Değer Farkındalığı Koçluk zihin yapısı, herhangi bir konuda harekete geçmeden önce, oluşturulacak sistem, prosedür ve pratiklerle ilgili anlamı, amacı ve değerleri sorgulama alışkanlığı kazandırır. Bu üç yaklaşıma tek bir soru alan açar: Neden önemli? “Neden önemli?” sorusuna verilen cevap, yapılacak çalışmaların değerini fark ettirir. Bu sayede gerekli tasarım ve uygulamaların “nasıl” yapılacağını ortaya koymak ve harekete geçmek kolaylaşır. Friedrich Nietzsche’nin söylediği gibi: ”Yaşamak için bir “neden”i olan, her türlü “nasıl”a katlanır.”

Potansiyeli ön planda tutma ve Güçlü yönlere odaklanma İnsan potansiyelini oldukça güzel ifade ettiğini düşündüğüm Erickson ilkesi şöyle söyler: “İnsan ihtiyaç duyduğu bütün kaynaklara sahiptir.” Koçluk zihin yapısının temeli insanın sınırsız potansiyeline olan inancın üzerine yerleşir. Koçluk bakış açısı insan potansiyelini ve bireylerin güçlü yönlerini ön planda tutacak sistemler geliştirmeye güçlü bir zemin hazırlar.  Bu bakış açısıyla oluşturulan kurumsal sistemler potansiyelin ortaya çıkmasını kolaylaştırır ve güçlü yönlerin daha parlak hale gelmesini destekler.

Sonuç olarak

Bu makalede sözünü ettiğim ve koçluk zihin yapısının önemli kazanımları arasında yer alan yaklaşımların iş yaşamına yansımalarının, koçluğu merak etme ve araştırmaya ilham olmasını diliyorum. Profesyonel koç olan meslektaşlarım içinse, burada yer alan başlıkların kendi iş yaklaşımlarına katkısı ile ilgili bir düşünme alanı açmayı umuyorum.

(Nazlı Kılan Ermut, PCC, İnsan Yönetimi Danışmanı ve Yazar)

Kaynak: https://www.hrkatha.com/special/coaching-and-training/new-hr-strategies-with-the-help-of-nine-coaching-virtues/

by ICF Türkiye ICF Türkiye

Yenilenen ICF Temel Değerleri

Koçluğun tanımı

Koçluk, Koçun, müşterinin en büyük kişisel ve profesyonel potansiyeline ulaşması için farkındalığını desteklediği yaratıcı ve düşünmeyi teşvik eden profesyonel yol arkadaşlığıdır.

ICF Temel Değerleri

Önsöz:

ICF Etik Kuralları, ICF’in Temel Değerleri olan Profesyonellik, İş birliği, İnsaniyet (İnsanlığa hizmet) ve Tarafsızlık (Eşitlik-Hakkaniyet) değerlerine dayanmaktadır.” Bu Temel Değerlerden kaynaklanan eylemler “Etik İlkeler” olarak tanımlanır.  Tüm Etik İlkeler ilham verici olup ICF Temel Değerlerini anlamanın ve yorumlamanın bir aracı olarak işlev görürler.

ICF Profesyonelleri olarak bu evrensel değerleri korumayı amaçlıyoruz.  Değerlerimiz aynı zamanda dünya çapındaki tüm ICF Koçlarını birleştirmeye hizmet etmektedir. ICF Profesyonelleri, profesyonel ve kişisel davranışlarının ICF Temel Değerleri ile uyumluluğunu sürekli olarak sağlarlar.  Profesyoneller olarak, tüm etkileşimlerimizde şeffaf ve yargılayıcı olmayan ‘koçluk zihniyetini’ kullanırız ve ICF Temel Değerleri ile ICF Etik Kurallarına aykırı herhangi bir davranışa tanık olduğumuzda bunu açıkça ifade etme ve sesimizi duyurma görevimizi kabul ederiz.

Temel Değerler:

Profesyonellik: Sorumluluk, saygı, dürüstlük, yetkinlik ve mükemmelliği kapsayan bir koçluk zihniyetine ve profesyonel kaliteye bağlılık.

Profesyonelliğimi şöyle hayata geçiririm:

  • Tüm etkileşimlerimde profesyonel tutumumun insanlığa dair değerler ve koçluk zihin yapısını yansıtan bir yetkinlikle sürekli uyumlu olmasını sağlamak.
  • Tüm açıklamalarımın doğru ve gerçeğe uygun olması.
  • Yaşam boyu mesleki eğitim ve kişisel gelişimi sürdürmeyi taahhüt etmek.
  • Müşterilerimin, öğrencilerimin ve ICF profesyonellerinin kişisel ve profesyonel gelişimini desteklemek.
  • Taahhütlerimi yerine getirmek.
  • Etik ikilemler ve sorunların farkında olmak ve bunlara çözüm üretirken ICF Etik Kurallarına bağlı kalmak.
  • Bilgi, uzmanlık ve deneyimlerimi paylaşırken ICF Temel Yetkinliklerine bağlı kalmak.
  • Zorluklar karşısında dayanıklı ve özgüvenli olmak.
  • Koçluğa dair tüm iş ilişkilerinde saygılı ve şeffaf davranmak.
  • Koçluğa dair tüm etkileşimlerde açık ve doğru beyanlarda bulunmak.
  • Dürüstlük, cesaret, eylemlerimde tutarlılık, etik davranış ve en yüksek standartları ICF ve koçluk mesleği çerçevesinde taahhüt etmek.

İş birliği: Sosyal bağları geliştirme ve topluluk oluşturma hedefi.

İş birliğini şöyle hayata geçiririm:

  • Profesyonel koçluğun ilerlemesini sağlamak amacıyla ortak yaratıcılığı ve beceri gelişimini besleyecek girişimlerde bulunmak.
  • Farklı sosyal kimliklerden oluşan gruplar içinde ve bu gruplar arasında iş birliği kurmak.
  • Herhangi bir kolektif çalışmada yer alırken kendi katılımımda anda ve niyetli olmak.
  • Müşteri(ler) ve Sponsor(lar) ile çalışan diğer ICF profesyonelleri ile iş birliği yapmak.
  • İlgili meslekler, dernekler ve diğer koçluk organizasyonları ve üyeleriyle iletişim ve iş birliği sağlamak.

İnsancıllık: Başkalarına karşı insancıl, nazik, şefkatli ve saygılı olma taahhüdü.

İnsancıllığımı şöyle sergilerim:

  • Bir insan olarak mükemmel olmam gerekmediğini ve kusurları koçluk zihin yapısıyla ifade etmenin benim açımdan açıklık ve öz-kabul kültürünü yaymak için bir fırsat olduğunu kabul ederim.
  • Her zaman öğrenecek daha çok şeyim olduğunu bilirim ve diğer bakış açılarına açık olurum.
  • Dürüstlüğü, şeffaflığı ve netliği destekleyen özgün ilişkiler kurarım.
  • Sürekli olarak öz-farkındalığa ulaşmaya çalışır ve geliştiririm.
  • Hatalarımı kabul etme ve üstlenme konusunda istek gösteririm.
  • Eylemlerimin sorumluluğunu kabul eder ve onlardan öğrenirim.
  • Başarılarım hakkında mütevazı olurum.
  • Herhangi bir şekilde üstünlük ima edecek davranış veya iletişim biçimlerinden kaçınırım.
  • Kapsayıcılık, saygınlık, öz-değer ve insan haklarına bağlıyım.

Tarafsızlık (Eşitlik-Hakkaniyet): Her zaman herkes için eşitlik sağlayacak tarafsız davranabilmek adına başkalarının ihtiyaçlarını keşfetmek ve anlamak amacıyla koçluk zihin yapısını kullanma taahhüdü.

 Tarafsızlığımı şöyle sergilerim:

  • Tüm kimlik gruplarını ve katkılarını kabul etmek ve saygı duymak.
  • Herkese aynı saygı ve adalet duygusuyla davranmak.
  • Kendimde ve başkalarında, bilinçli ve bilinçsiz sistemik önyargı kalıplarına farkındalık geliştirmek.
  • Sosyal çeşitliliği, sistemik eşitliği ve sistemik baskıyı ve bunların koçluk mesleğinde nasıl ortaya çıktığını anlamak ve bunlara dair farkındalık oluşturmak üzere çalışmak.
  • Tüm koç-müşteri, eğitmen-öğrenci, mentor-koç ve süpervizör-koç ilişkilerimde eşitliği ve iş birliğini sürdürmek.

Narınç Ataman, MA, MCC
ICF 2020-22 Yönetim Kurulu Üyesi

by ICF Türkiye ICF Türkiye

İş hayatında koç seçiminde dikkat edilmesi gerekenler

Koçluk uygulamaları; insanların iş ve özel hayatının kalitesinin artmasını sağlayan bir disiplin olmanın yanında, yeni dünyaya adaptasyon için de sağlam bir rehber ve yol gösterici olarak görülüyor. Peki, koç seçerken nelere dikkat etmek gerekiyor?

Hemen herkesin bir konuda hemfikir olduğu ender bir dönemden geçiyoruz: “İnsanlık pandemiyle birlikte yepyeni bir dünyaya adım attı!”

Koçluk uygulamaları ve mesleği ise bu dönemde daha da ön plana çıkmış durumda. Koçluk; insanların mevcut becerilerini, yetenek, bilgi ve yaşam potansiyellerini kullanabilmelerine imkân sağlayan, katma değeri yüksek, verimliliği arttıran bir destek hizmetidir. İnsanlara fayda sağlamak, onları bulundukları yerden daha ileriye, geleceğe taşımak için güçlü ve doğru sorular ile düşünmelerine, farkındalıklarını ortaya çıkarmalarına yardımcı olmaktadır. Başka bir ifadeyle, daha çok bireysel geçmişlere ve yaşanmışlıklara odaklı mentorluk ve psikologluktan farklı olarak daha çok geleceğe odaklanan bir disiplindir.

İşte bu gelecek odağı, yepyeni bir dünyaya adım attığımız günümüzde çok daha hayati hale geliyor. Uluslararası Koçluk Federasyonu da profesyonel koçluğu, insanların hayatlarında, kariyerlerinde, işlerinde veya organizasyonlarında olağanüstü sonuçlar üretmelerine yardımcı olan, sürekli profesyonel bir ilişki olarak tanımlıyor.

Dünya genelinde, uluslararası şirketler ve büyük kurumlarda koçlukla ilgili yapılan araştırmalar incelendiğinde, yöneticilere sunulan bireysel gelişim programları içerisinde (MBA programları da dahil) Yönetici Koçluğu alanının, yüzde 87 gibi bir oranla bütün diğer programlardan daha etkin sonuç verdiği görülüyor. 2019 ICF Global Koçluk Müşterisi Araştırması’nda ise profesyonel koçluk hizmetinden yararlanan şirketlerin bu konuda yaptıkları yatırımın, katlık bir katma değer yarattığı ortaya konuyor. Bireysel koçluk hizmeti alan müşterilerde ise bu oranın yatırımın 3.44 katı olduğu görülüyor.

Koç seçiminde nelere dikkat edilmeli?

Peki, koçluk uygulamaları iş ve özel hayat konularını dengelemekte bu kadar önemliyken, koç seçiminde nelere dikkat etmek gerekiyor? İşte, koç seçiminde dikkat edilmesi gereken 5 önemli unsur:

  1. Bir koç ile çalışmaya başlamadan önce kendinizi dürüst bir şekilde değerlendirip, zorlandığınız alanları ve kör noktalarınızı tespit etmeniz önemlidir. Bunları dürüstçe listelerseniz, değişim için aradığınız motivasyonu anlamanız kolaylaşır.
  2. “Koç” kavramı geniş tanımlara ve farklı seviyelerde profesyonelliği içinde barındırabilen bir kavram. Bu nedenle global standartlarda etik değerleri ve yeterlilikleri sağlayan bir koçla çalışmak için daha profesyonel bir destek almayı tercih edebilirsiniz.
  3. Çalışmayı planladığınız koçun sizin dönüşüm yaratmak istediğiniz alandaki tecrübelerini sorgulayın. Özellikle kendi hayatında bahsettiğiniz konuda dönüşüm yaratmış bir koç idealdir.
  4. Sizin bire bir kopyanız bir koçtan verim almanız zordur. Değişim konfor alanınızdan çıkmayı gerektirir. Sizi bu konfor alanından çıkartabilecek kadar sizden farklı, ama uyum sağlayabileceğiniz kadar da size uygun bir koç bulmaya çalışın.
  5. Temas kuracağınız koçların bir listesini oluşturduktan sonra onlara ulaşın ve olabildiğince net sorular sorun. Unvanını, hizmet bedelini, metodolojiyi, uzmanlığını, referanslarını, başarı hikayelerini net sorularla sorgulayın.

Şunu unutmamalıyız ki koçluk yaklaşımı, organizasyonun her noktasında yer alan bir kültürü temsil etmelidir. Bu kültür, insanların potansiyellerini ortaya çıkartabilmelerine, performanslarını arttırmalarına ve bunu yaparken engellerini fark ederek çözüm bulmalarını sağlamaya destek olmaktadır. Bu kültür sayesinde performansı yüksek, işinde anlam bulan, verimli, bağlılığı yüksek ve mutlu çalışanların olduğu organizasyonlara dönüşüm sağlanabilir.

Konuk Yazar: Tuna Aktuna

ICF Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısı

Bu makalenin orjinali kariyer.net’de yayınlanmıştır. Makalenin orjinaline aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://www.kariyer.net/ik-blog/philip-morris-sabancida-ust-duzey-atama-2/

by ICF Türkiye ICF Türkiye

Kişisel markalaşma hakkında bilinmesi gerekenler

Günümüzde markalaşma oldukça önemli bir kavram. Bu nedenle hem kurumsal hem de kişisel markalaşma sürecinde dikkat edilmesi gereken pek çok şey bulunuyor! Markalaşma yolunda doğru bir rota izleyebilmenin ipuçları bu yazımızda!

Koçluğa adım atmak isteyen, koçluk yolculuğuna devam eden ya da belirli bir süredir koçluk mesleği ile uğraşanlarla görüşüldüğünde, gündemlerindeki en önemli konu ya da soruların; “Nasıl marka olunur?”, “Hangi niş alan kişisel olarak daha etkili olur?”, “Danışanlara, başka bir ifadeyle müşterilere nasıl ulaşılır?” olduğu gözlemleniyor.

Tam da burada “Kişisel Marka” kavramı önem kazanıyor. Genel olarak “Markalaşma” ürünün gücü ve pazar şartlarının analizlerinin yapıldığı, incelendiği bir süreçtir. Bir hareket planı, pazarlama stratejisi hazırlayarak, bir ihtiyacı ve ürünü satın alma duygusu yaratmaktır. Kısacası “Markalaşma”, değer yaratmaktır. Etkili bir Kişisel Marka yaratma süreci de bu alanın içindedir.

Kişisel markayı oluşturan unsurlar şöyledir;

  • Kişisel değerler,
  • Yönetim becerileri,
  • İletişim,
  • Kişisel farkındalık (güçlü ve zayıf yanları farkında olmak),
  • Kişilik,
  • Kişisel imaj (giyim, konuşma, davranış vb.),
  • Hedefler,
  • Fiziksel yapı vb.

Koçlukta kişisel marka yaratma

Bu genel girişten sonra, biraz da mesleğimiz koçlukta kişisel marka oluşturma sürecini somut örneklerle ele almak istiyorum;

  • Marka inşa etmek, ev inşa etmeye çok benzer. Özünde tüketicilerin inandıkları vaatlerdir marka oluşturma. Marka, tüketicilerin düşünme ve satın alma biçimlerini etkilemek üzere zihinlerde oluşan büyük resimdir.
  • Neyi markalaştırdığınız hiç önemli değil. “Yeni bir marka mı yaratıyorsunuz ya da var olan bir markayı mı canlandırıyorsunuz?” Bu soruların başlangıç için çok fazla önemi yok, ama çalışmalarınıza bilimsel yöntemler gerçekleştirilecek bir pazar araştırmasıyla başlanması büyük bir gereklilik. Böylelikle hem pazar hedefleriniz hem de mesajlarınız isabetli olacak ve çoğu zaman yapıldığı gibi boşa kürek çekmemiş olacaksınız.
  • Pazarınızı hedeflemek, satacağınız ürün/hizmeti en çok talep edecek insan gruplarını tahmin etmeyi içeriyor. Bu netleşme sonrasında ise “bu kişilerin kim oldukları”, “nerede oldukları”, “sosyal medya veya konvansiyonel medya ile kendilerine nasıl ulaşılabileceği”, “hangi tür mesajların ve sunumların onları satın almaya teşvik edeceği”, “satın almaya hazır olduklarında ise hangi çeşit satın alma ve müşteri deneyimin onları memnun ve mutlu edeceği” ve en son olarak da “markanıza nasıl sadık kalacakları” gibi soruların yanıtlarına odaklanmak gerekiyor.
  • Çok güçlü bir algılama yeteneğiniz varsa ya da bir dâhi iseniz yanıtları kestirebilirsiniz. Yani yine objektif araştırmalara ihtiyacınız var. İdeal müşterilerinizin profilini yaratmak, satın alma motivasyonlarını, tercih ettikleri satın alma kanallarını ve sizi başka bir markaya tercih etmelerinin nedenlerini belirlemek, bu araştırmanın temelini oluşturmalıdır.

Markalaşmada 10 doğru

En iyi isim, logo, reklam ve çabalar, zayıf bir markayı telafi edemez. Peki, ama marka nedir? ve güçlü marka nasıl inşa edilir?

1- Markalaşma konumlandırma ile başlar

“İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen ya nice okumaktır.” (Yunus Emre). Bence bunla başlıyor markalaşma süreci. Konumlandırma, tüketicinin zihninde tatmin edilmemiş bir istek ya da karşılanmamış bir gereksinimi bulma ve ayırt edici şekilde farklı ve ideal uygunluğa sahip bir ürün ya da hizmetle karşılık vermektir.

2- Marka tutulan vaattir

Başarılı bir marka stratejisi, kim olduğunuz ve işinizle temas kuran herkese neyi vadettiğinizin eksiksiz yansımasıdır.

3- Markalaşma içerden dışarıya doğru olur

Markanız, neyi temsil ettiğinizin yansımasıdır. Bundan dolayı, organizasyonunuzun değerleri ve amacıyla tam bir paralellik oluşturmalıdır. Organizasyonunuzun esasını mükemmel bir şekilde yansıtan bir markaya ulaşmak için şu üç esas açıklamayı yazarak markalaşma sürecine başlayabilirsiniz:

  1. Vizyon: Organizasyonun uzun vadeli beklentilerini ve başarmak istediğiniz nihai hedeflerinizi tanımlar.
  2. Misyon: Başkaları için neler yaptığınızı ve vizyonunuzu gerçekleştirmek için benimseyeceğimiz yaklaşımı tanımlar.
  3. Marka kimliği: Yaptıklarınızın, hizmet sunduğunuz kişilerin ve vaadinizin ortaya koyduğu pozitif farkı kapsar.

4- Tutarlılık marka inşa eder

Neyi temsil ettiğiniz hakkında net olduktan sonra, ürününüzü, vaadinizi ve marka deneyiminizi tam bir tutarlılıkla sunmaya hazırsınız demektir.

5- İnsanlar markalara güç verir

Markalar insanlarla karşılaştıklarında, bu karşılaşmalar ya marka vaadini geliştirir ya da erozyona uğratır. Markanın anlaşılmasını sağladığınız, markaya yönelik coşku ve taahhüt yarattığınız takdirde, müşterinin markayı benimsemesi, markaya yönelik coşkusu ve taahhüdü de arkadan gelecektir.

6- Markalar tüketicilerin zihinlerinde yaşar

Zihinde iki olgu, ilk markanın lehine çalışır:

Birincisi, lider markanın ‘daha iyi’ olduğu algısıdır. İlk marka, zihinlere lider olarak yerleştiğinden (başka markalar yoktur), ilk markanın liderliğini koruma şansı çok yüksektir (rakip markaların ışığını keser).

İkincisi, ilk markanın özgün olduğu algısıdır. Diğer bütün markalar, özgünün taklitleridir.

7- Marka isimleri, marka imajlarını ortaya koyar

Markanız, insanlar isminizi gördüklerinde ya da duyduklarında ortaya çıkan bir dizi hatıradır. Önemli bir marka ismi;

  • Marka karakterini yansıtmalıdır.
  • Ürünü/hizmeti tanımlamalı ve markanızın anlamıyla bir bağlantı kurmalıdır.
  • Marka vaadinizi iletmeli ya da marka vaadinizle tutarlı olmalıdır.
  • Söylenmesi kolay ve hoş olmalı ve zaman içinde, yüksek fiyat, lisans hakkı ve hatta yeni birine satışla kazanç elde edebileceğiniz bir varlığa dönüşmesi için benzersiz ve akılda kalıcı olmalıdır.

8- Marka deneyimleri, marka mesajlarını gölgede bırakır

Marka deneyimi, bir markanın müşteriyle temasın başlaması ve sonlanması sürecinde markayla ilişkili uyaranların kişide harekete geçirdiği hisler, duygular, bilişsel ve davranışsal tepkilerdir. Bu yaşatılan deneyimler zaman zaman markanın önüne geçebilir. Deneyim ekonomisi içinde bulunduğumuzu hatırlatmak isterim.

9- Her reklam, markaya yapılan bir yatırımdır

Pazarlama ile reklam çok karıştırılıyor, ama pazarlama reklam değildir. Reklam, pazarlama stratejinize göre hareket eder ve uygulanır. Bunu doğru sıralamak ve uygulamak gerekir.

10- Markalar en değerli varlıklardır

Tüm dünyadaki en başarılı birçok işte markalar, genellikle en değerli varlıklardır.

Konuk Yazar: Yunus Emre Şentürk ICF Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi

Bu makalenin orjinali kariyer.net’de yayınlanmıştır. Makalenin orjinaline aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://www.kariyer.net/ik-blog/kisisel-markalasma-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/